The Devil All the Time Filminin Bilgileri

The Devil All the Time

Savaş sonrasında yolsuzluk ve acımasızlıkla dolu bir taşra kasabasında, kendini sevdiklerini korumaya adamış olan genç bir adamın çevresini uğursuz karakterler sarar.The Devil All the Time izle


The Devil All the Time Filmini Sevenlere Öneriler
Yorumlar 47
Sadece kayıtlı üyeler yorum yapabilir. Bir kaç saniye içerisinde kayıt olabilirsiniz.
yakuza707
1 ay önce

Tekkelime ile mühteşem.

0 Cevapla
arifkuyuk
1 ay önce

Çok boş vaktiniz varsa izlenir

0 Cevapla
Bluehunter
1 ay önce

Sakin bi film yarınsan sonra hafiften olaylar başlıyor ilk yarısı sıkıcı

0 Cevapla
KorkuUzman
1 ay önce

kadro muthis ama okadar agır gidiyorki fenalık geldi

1 Cevapla
mert
5 ay önce

çok güzel film. ne olacak falan derken olaylar birbirine bağlanıyor.

1 Cevapla
bayram
5 ay önce

çok iyi oyunculuk ve senaryo

1 Cevapla
volkan
5 ay önce

Mutlaka seyredin. Harika bir film..

0 Cevapla
mustafa
6 ay önce

gerçekten'de güzel film idi

0 Cevapla
ORHAN SANDIKCI
7 ay önce

Zengin kadrosuna rağmen ağır ilerlediğinden sıkılmadım desem yalan olur.

1 Cevapla
MachoElPatron
8 ay önce

Gençler film aşırı yavaş ve sapkın saçma şeylerle dolu! Oyuncular olmasa sonunu getirmezdim! Buna nasıl olumlu yorum yapıyorsunuz anlamadım!

0 Cevapla
Alper
7 ay önce

Filmi daha izlemedim fakat insanların zevkleri ve hayat görüşleri farklılık gösterebilir, anlık psikolojik durum bile beğeniyi her yönüyle etkileyebilir. Filmi beğenmemek en doğal hakkın, beğenenleri keyfini sorgulaman ve ''genç'' diye nitelemen saygısızlıktır.

2 Cevapla
mete
8 ay önce

GERÇEKTEN HARİKAYDI ZAMANIN NASIL GEÇTİĞİNİ ANLAMADIM ÇOK ÇOK İYİ BİR FİLM ANLATILMAK İSTENEN O KADAR ÇOK ŞEY VAR Kİ YÖNETMEN HARİKA DETAYLAR YAKALAMIŞ

0 Cevapla
emre
8 ay önce

başyapıt

0 Cevapla
SweetHomealaBama
8 ay önce

Filmdeki detayları farkettikce ne kadar güçlü bir kalemi olan bir senarist olduğunu anladım, sinematografi ve oyunculuklar cabası ben gayet beğendim tavsiye ediyorum.

0 Cevapla
erhans
8 ay önce

filmin sonu biraz daha iyi olabilirdi, teması güzel, iyi filmdi 7/10

0 Cevapla
koray
8 ay önce

Gayet güzel film. Kendini film eleştirmeni sanıp yazanlara bakmayın. 2020 yapımı, konuyu okudunuz, filmin türüne de bakınız, imdb puanına da (bence 8 veya ustu) bunlar sizi çektiyse direk izleyin. Türe gizem de eklenebilirdi.

0 Cevapla
erdem
8 ay önce

Garcia Gomez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanındaki gibi kaderin bir soyu takip etmesi anlatılmaya çalışılmış. Ancak ben kurguyu çok fazla kopuk buldum. İzlediğime pişman değilim ancak çok da memnun olmadım.

0 Cevapla
Eylül
8 ay önce

Filmi ağır bulup izlemekten vazgeçenler pişman olur mutlaka sonuna kadar izleyin. Oyuncu kadrosu çok başarılı özellikle de Tom Holland'ı beğendim teşekkürler...

0 Cevapla
ampancarı
8 ay önce

güzel film. kötü yorum yapanlar çomarlar ve dinciler, sizi yanıltmasın.

1 Cevapla
Abbas Güçlü
8 ay önce

Bu kadar dini algı operasyonu yapan bir fim izlemedim Beş para etmez

0 Cevapla
gokhan26
8 ay önce

filmi zoraki 20 dakika izledim ve rezalet buldum, filmde en sevmediğim şey dış sestir, bu film sanki belgesel gibi sürekli dış ses var, dış ses filmin büyüsünü bozuyor, bir de çok yavaş ilerliyor, bence 1 puan bile verilmez,

0 Cevapla
ismail
8 ay önce

FİLM GÜZEL İZLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM

0 Cevapla
Süper
8 ay önce

Gerilim ,korku ve kaliteli bir film sever olarak cidden muhteşem bir film diyebilirim. Mükemmel oyunculuklar var . 8/10

0 Cevapla
Zeze
9 ay önce

Filme bayıldım dram ama bence durağan değil ve sevdiğim bütün oyuncular var tekrar izlemek güzeldi tavsiye ederim

0 Cevapla
ali yavuz
9 ay önce

film cok guzel imd puani fazlasini hakediyor ama agir film yppo

0 Cevapla
ali yavuz
9 ay önce

film cok guzel imd puani fazlasini hakediyor ama agir film

0 Cevapla
Osman IŞIK
9 ay önce

Çok ağır bir film. İzlemeyin

0 Cevapla
mert
9 ay önce

Babadan Ogula Filmini Anımsattı...

0 Cevapla
ssssss
8 ay önce

Bunu okuyacagima filmi izlerim daha kisa zaman alir

0 Cevapla
eco kara
9 ay önce

Alıntıdır..........John Denver, bilinirliği Japon animelerinde* kullanılacak kadar yüksek olan counrty şarkısı Take Me Home, Country Roads‘ta Batı Virginia’yı, radyodan çalınan şarkılar eşliğinde güzel hatıralarla anılan, adeta burunlarda tüten cennetten bir köşe gibi tasvir ederken mısralarının arasına bölgenin “karanlık ve paslı” yapısına dair de birkaç ifade sıkışır. Belli ki Denver için Batı Virginia, iyisiyle kötüsüyle sevilecek bir yuva. Fakat aynısını olayların Batı Virginia’da geçtiği The Devil All the Time filmindeki karakterler için söylemek mümkün değil. Yuva yine yuva ama ne kadar sevilesi olduğu büyük bir soru işareti. Donald Ray Pollock’un 2011’de yayımlanan aynı isimli romanından, Antonio Campos’un uyarladığı The Devil All the Time tipik bir Güney Gotiği örneği en başta. William Faulkner, Tennessee Williams ve Flannery O’Connor gibi yazarların eserlerinde ve bu eserleri kaynak alan filmlerde gördüğümüz birçok olgu The Devil All the Time’da da mevcut. Karanlık aile sırları, inanç krizleri, geçim sıkıntısı, çarpık cinsellik, aile içi şiddet, varlığı neredeyse fiziksel olarak hissedilebilen bir kötücüllük… Olayların geçtiği bölge karakterler için sevilesi bir mekân değil bu yüzden ama ne kadar çabalarsa çabalasın içinden çıkamadıkları, koparamadıkları bağları sebebiyle dönüp dolaşıp kendilerini yeniden içinde buldukları koca bir bataklık. Belanın, karanlığın, pasın, pisliğin eksik olmadığı, şiddetin sıradanlaşıp gündelik hayatın bir parçası hâline geldiği bir yuva. The Devil All the Time: Gömülmek İçin Doğanlar The Devil All the Time’ın uyarlandığı roman bir tür karakterler galerisi sunuyor: Savaşın etkilerini üzerinden atamamış bir gazi, Bonnie ve Clyde’ı çağrıştıran ama soygun yapmak türünden gayeleri olmayan bir çift, vaazları birer performansa dönüştüren bir vaiz ikilisi, hayattaki birincil gayesi seçim kazanmak olan bir şerif, pedofil bir papaz ve tüm bu karakterle -ve daha da fazlasıyla- yolu bir şekilde kesişen, önce çocukluğunu, sonra ilk gençliğini takip ettiğimiz Arvin. Hayatındaki olumsuzlukları tersine döndürmek için kendi kendine tuhaf dini ritüeller geliştirmiş babası tarafından “sert bir erkek” olarak yetiştirilmeye çalışılan, özünde sıradan bir çocuk olan Arvin’in anlatıdaki konumu açısından roman ve kitap arasında bir farklılık göze çarpıyor. Romandaki olay örgüsü filmde birebir takip ediliyor ve Arvin bu akış içerisinde yolu diğer kişilerle kesişen yegane kişi. Fakat Pollock’ın eserinde Arvin tek ana karakter olarak gözükmezken, uyarlamada olayların doğrudan Tom Holland‘ın canlandırdığı bu karakterin etrafında döndüğünü ve diğerlerinin yan karakter pozisyonunda yer aldığını söyleyebiliriz. Bu tercih filme ciddi avantajlar kattığı gibi birtakım olumsuzluklara da neden oluyor. Bahsettiğimiz gibi The Devil All the Time, savaşlarla parçalanmış, sefaletle boğuşan, dinin hoyratça bir istismar amacı olarak kullandığı toplumun, nasıl bir şiddet sarmalına dönüştüğünü anlatıyor. İlk bloğunda, Arvin’in 18. doğum gününün kutlandığı sahneye kadar, bu sarmalın birer parçası hâline gelen “tuhaf” karakterleri, filmin devamındakine kıyasla daha hızlı bir kurgu ile kadraja sokup çıkarıyor Campos. Karakterlerin geçmişlerinin, motivasyonlarının kasıtlı olarak dışarıda bırakıldığı bu kısımlarda kimin kim olduğu, ne olup bittiğini anlamak, takip etmek görece zorlaşıyor. Bu da filmin içine girilmesi konusunda bir engel oluşturuyor. Ama bu tercih film ilerledikçe, Arvin babasının istediği sert erkek olmaya adım adım yaklaştıkça ve dramatik yapı rayına oturunca meyvesini vermeye başlıyor. Öyle ki gördüğümüz, aşina olduğumuz karakterlerin birer birer Arvin’in hikâyesine dâhil olması ve onlara dair sahip olduğumuz bilgilerin bu anlardan itibaren artması, suçun böylesi bir atmosferde nasıl sıradanlaştığını göstermesi noktasında ciddi katkılar yapıyor. Tesadüf eseri karşımıza çıkan her karakterin ne denli karanlık sırlar taşıdığını yavaş yavaş öğreniyor olmanın getirisi de işte bu noktada ortaya çıkıyor. Fakat yönetmen Campos, karakterlerin parçası ya da doğrudan sebebi olduğu şiddet eylemlerini de büyük patlama noktaları olarak konumlandırıp birer şölene çevirmiyor; dönemin popüler bir şarkısı ses bandında çalarken izlediğimiz herhangi bir an gibi yansıtıyor bu anları ya da fotoğraflar üzerinden gösteriyor. Böylelikle daha rahat anlayabiliyoruz ki The Devil All the Time’ın asıl meselesi, şiddeti göstermek ve buradan bir şok etkisi yaratmak değil, şiddetin kökenleri ve sıradanlaşması üzerinde kafa yormak. Tam da bu sebeple Campos, patlama anlarını tüm karakterlerin bir şekilde parçası olduğu -filmde inanmayan hiçbir karakter yok neredeyse- inanç meselesi ve dini ritüellere ayırarak yozlaşmış din ve şiddet arasındaki bağlantıları ciddi anlamda tartışmaya açıyor. Dinin, geçim zorluklarının, koltuk sevdasının yanında bu şiddetin en büyük nedenlerinden biri de savaş olarak gösteriliyor filmde. Anlatı içindeki şiddetin çıkış noktalarından birisi, Bill Skarsgård’ın hayat verdiği, Arvin’in babası Willard ve içinde bulunduğu ruh hâli. II. Dünya Savaşı gazisi olan bu karakter, maruz kaldıklarının psikolojik sonuçlarının yanında, savaşı fiziksel olarak da memleketine -ya da yuvasına- taşımış durumda. Benzer şekilde önce Hitler, hikâyedeki zaman atlamasının ardından da Vietnam Savaşı, gündelik diyalogların, hatta dini ritüellerin bir parçası olarak çıkıyor karşımıza. Hâl böyleyken şiddetin babadan oğula miras kalan bir olgu, bir kısır döngü olduğunu da açıkça söylüyor The Devil All the Time. Yan karakterleri kaçınılmaz tesadüfler gibi konumlayan, onları sadece satır başı detaylarla tanımlayan anlatım stratejisi, şiddeti gündeliğin bir parçası olarak temsil etmek konusunda olumlu sonuç verse de söz konusu şiddetin etki alanını olduğundan bir miktar dar gösteriyor. Başta Willard’ın çarpık zihninin Arvin üzerindeki etkisinin biraz hızlıca geçilmesi olmak üzere, yan karakterlerin temas ettiği kişilerin çok kısıtlı kalması, filmin başında harita üzerinde gördüğümüz büyük bir bölgeye sirayet eden yozlaşmışlığın seyirci üzerine daha yoğun şekilde çökmesini engellediği gibi, izlediğimizi “Arvin ve çevresindekilerinin başına gelenler” gibi bir alanla kısıtlıyor. Bu pek hakkaniyetli bir kıyas olmayacak olsa da romanın kapsadığı hippi kültürü, homofobi gibi bazı diğer konular dışarıda kalıyor bu tercih sonucunda. Romandaki anlatıcı, tüm olan bitenin bir tezahürü olan argo kullanımı konusunda karakterlerden pek aşağı kalmazken, filmde bizzat Donald Ray Pollock’a ait olan dış sesin biraz daha steril sularda yüzüyor olması da bu noktada getirebilecek eleştirilerden biri. Müziklerinden kostümlerine, sanat yönetiminden oyunculuklara (bilhassa Tom Holland ve pedofil rahip rolünde Robert Pattinson harika) dönemin ve bölgenin atmosferini yansıtması konusunda üst düzey iş çıkarmış The Devil All the Time ekibi. Ama bu konuda aslan payını filmin 35mm çekilmiş olmasına vermek gerek. Filmin grenli dokusu, başarılı ışıklandırmayla da birleşince The Devil All the Time, özellikçe iç mekân sahnelerinde Edward Hopper tablolarını anımsatan etkileyici bir görsel dil kazanıyor. Bir önceki filmi Christine’de Amerikan tarihindeki karanlık bir detaya son derece güçlü bir rejiyle odaklanan Antonio Campos, The Devil All the Time’da bu ülkenin kültürüne bu kez çok daha geniş bir açıdan bakıyor. Ve kimi eksikliklerine rağmen, şiddetten başka çaresi kalmamış Amerikan taşrasına dair güçlü ve eleştirel bir anlatı inşa ediyor. Seçim kazanmak gayesiyle yanıp tutuşan Şerif Bodecker’ın Arvin’e söylediği “Bazı insanlar sadece gömülmek için doğar.” cümlesinin etkisini tüm filme yaymayı ve bu hissiyatı seyirciye geçirmeyi başarıyor. Evet, burası John Denver’ın şarkısında söylediği gibi bazılarının kopamadığı, kendilerini ait hissettikleri bir yuva. Ama burada turta lekeleri kan sanılıyor. Burası cennete pek benzemiyor. * Şarkı 1995 tarihli Studio Ghibli animasyonu Yüreğinin Sesi – Mimi wo sumaseba’da sıklıkla duyulur

0 Cevapla
Elvin
8 ay önce

Bence bir şeyler karalamanın vakti gelmiştir? İyi bir yazar olursun.

0 Cevapla
tayfun
9 ay önce

eco kara ,arkadaşım bu konuda tez yazmış gibisin , harika tanımların ve şaşırtıcı vurguların var ,Bunu sen mi yazdın yoksa biryerden mi kopyaladın ??? yazmışsan tebrik ediyorum ,kopyalamışsan da tebrik ediyorum ,zira bilgiyi yayınlamışsın ,bu da ayrı bir topluma hizmettir .Tebrikler

0 Cevapla
Orhan özbek
9 ay önce

İstemeyerek başladım izlemeye ama iyiydi izlenir bir film olmuş güzel yalnız şu var bu filmde genel olarak Hristiyanlığı gömmüşler Müslümanlığı kötüleyen film milyon tane var birçok filmde müslüman terörist filan anlayamadigim su şimdiye kadar Yahudilikte ilgili aşağılayan dini değerleri ile alay eden bir filme denk gelmedim ben izleyen varsa lütfen söyleyebilir mi film güzel izlenir iyi seyirler

0 Cevapla
zagor
9 ay önce

Nefis ....mutlak izleyin ..siteye tesekkurederim

0 Cevapla
Background
Kapat ×